ABD ile Çin arasındaki ticari hamleler!

Yazılım Savaşları Başladı!

Gündemi takip edenler bilirler, ne zamandan beri ABD ile Çin arasında bir ticaret savaşı hakimdi. Trump, ülkesine giren Çin ürünlerinin vergisi arttırıyor ve Çinlilerin pazar payını daraltmaya çabalıyordu. Çin devleti ise orta yolu bulmaya ve bu sorunu en az zararla kapatmaya gayret ediyordu. Hatta Çin’in yaptırım olarak, elinde bulundurduğu ABD tahvillerini çoğunu satabileceği ve ABD’yi zora sokabileceği bile konuşuluyordu. Zira ABD tahvillerini en fazla elinde bulunduran ülke Çin’di.

En Büyük Kim?

Bugün neredeyse her ürün Çin’de üretilip dünya pazarına sunuluyor. Bir ürünü incelerken eminim sizler de menşeine bakmış ve bu gerçeği görmüşsünüzdür: ” Made in China” veya daha farklı yazımıyla “Made in PRC”! Sonuç değişmiyor çünkü çok insan ve ucuz işçilik! İşçi hakları ve sendikaların olmadığı, kendine özgü bir “demokrasiye” ve devlet yönetimine sahip bu ülke, küresel büyük firmalar tarafından bulunmaz bir nimet olarak görülmüştür hep. Çin malı adidir, kötü çıkar veya taklit üründür gibi bir düşünceyle zamanında hepimiz karşı karşıya gelmişizdir. Böyle bir kanı -veya gerçek- vardı bir zamanlar. Gerçi ucuz ve markasız, taklit ürün sorunları hâlâ var olabilir ama bu sorunlar; Çin’in kendi geliştirdiği teknolojisinin ve dünya çapında üne kavuşan markalarının önüne geçemiyor artık.

Çin, ABD ve diğer ülkelerdeki ticaret payını artırıyor. Teknolojisini geliştirirken Ar-Ge’ye büyük yatırımlar yapıyor. Dünya çapında tanınan markalar oluşturmuş durumda. Şöyle bir sayalım desek, en az beş tane telefon markasını sayabiliriz. (Siz yorulmayın diye buraya beş tane ekledim: Huawei, Xiaomi, OnePlus, Honor, Oppo, vs.) 5G alt yapı yatırımlarını ve kuantum bilgisayar çalışmalarını da unutmayalım. Çin, en büyük olma yolunda ilerliyor.

Biri Huawei’yi Durdursun!

Sadece birkaç senede Huawei markası, en güçlü telefon markaları arasına adını yazdırmayı başardı. Telefon pazarında Apple’ı geçerek ikincilik koltuğuna yerleşti ve birinciliği elinde barındıran Samsung’a kafa tutmaya başlamıştı. Ülkemizde ve dünya pazarında en çok satan telefon markasına dönüşmesi elbette diğer büyük firmaların ve ABD’nin pekte hoşuna gitmemişti. Huawei, Çin’in öncü teknoloji markası haline gelmişti ve onun bu başarısı diğer Çinli markaların da gelişmesine ve dünya pazarlarında satışlarını artırmasına vesile olmuştu ki; pat, ABD ilk yaptırımı Çinli bir marka olan ZTE üzerinden işleme koydu.
ZTE, Çin’in ikinci büyük teknoloji üreticisiydi, telekomünikasyon ürünleri ve cep telefonları üreten güçlü markalarından biri olarak adını duyurmuştu. İlk hamle bu firma üzerinden yapıldı.

ABD, kendi ülkesinde ZTE’nin telefonlarının satışını yasakladı, bu yasak, kamu kurumları ve bu kurumlarda çalışan ve devletin önemli kademelerini kapsayan sınırlı bir yasaktı. Yasağın gerekçesi; ZTE’nin ABD’nin ambargo uyguladığı ülkelere cihaz satışı yapması ve veri casusluğu olarak gösterildi. Çin devreye girerek ABD Başkanı Trump ile bu sorunu görüşüp, bir şekilde sorunu çözüme kavuşturmuştu. Tekrar ZTE marka cihazlar ABD pazarında kısıtlama olmadan satılabilecekti. Ama bu, ABD için bir başlangıçtı elbette, sıra Çin’in en büyük teknoloji devine geliyordu.

ABD’nin Android Füzesi!

ZTE üzerinden uyarı veren ABD, Huawei hamlesiyle de Çin’i cezalandıracaktı. ZTE üzerindeki ambargo kaldırılmıştı ama bu sefer Huawei markasını ülkesinde kara listeye aldı. Bu seferki gerekçe ise, Huawei cihazların kişisel verileri toplaması, devlete ait özel bilgileri Çin hükümeti ile paylaşmasıydı. Yani bir güvenlik açığı ve “casusluk” olduğu iddia ediliyordu. Bu gerekçeleri gösteren ABD yönetimi yasal bir karar aldırarak, Huawei ile iş yapan, parça temini ve yazılım desteği sağlayan ABD’li firmaların iş birliklerini durdurmasını istedi. Bunun üzerine Qualcomm, Intel, Qorvo, Micron Technology ve Western Digital gibi önemli donanım üreticileri Huawei’ye parça temini sağlamayacaklarını bildirdiler.

Ama en önemli darbe, Alphabet çatısı altında yer alan Google’den geldi. Android gücünü elinde bulunduran Google, Huawei’nin Android lisansını askıya aldığını açıkladı. Bu açıklama; Android işletim sisteminin yeni sürümlerinin, güvenlik güncellemelerinin, Google Play uygulama merkezinin ve Google’a bağlı bazı uygulama ve hizmetlerin Huawei cihazlarda devre dışı kalabileceği anlamına geliyordu. Tabii Google bu konuya açıklık getirerek; kullanımda olan Huawei cihazların Android’in güvenlik güncellemelerini alacağını, Google Play Store uygulama merkezinin ve Google Play Protect güvenlik taramasının kullanılabileceğini, uygulama ve hizmetlerle ilgili bir sorun yaşanmayacağının bilgisini verdi. Ancak, Android’in yeni çıkacak olan sürümleri güncelleme ile sunulacak mı, tam olarak bu konuda bir bilgi muamması olduğu söylenebilir.

Huawei Bundan Sonra Ne Yapacak? Android Güncellemesi ve Desteği Alabilecek mi?

Google’ın açıklamaları ardından Huawei’de bir basın açıklaması yaparak; piyasadaki cihazlarına yazılım desteği sunmaya devam edeceklerini ve servis hizmetlerini de sürdüreceklerini, dile getirdi.
Tüm bu gelişmeler yaşanırken Amerikan Ticaret Bakanlığı, Huawei için alınan bu kararların bazılarını üç ay ertelediğini duyurdu. Yani şu an için Android tarafından herhangi bir sorun gözükmüyor, Huawei cihazları Android işletim sistemini bir kısıtlama olmadan üç ay boyunca kullanmaya devam edecekler. Ama bu üç aylık süre içerisinde, Android’in yeni çıkacak olan Q sürümünü mevcut olan ve piyasaya yeni çıkacak Huawei telefonlarının alıp alamayacağı belli değil. Piyasadaki mevcut Huawei cihazlar yeni gelecek Android Q güncellemesini alamayabilir. Aynı tehlike Honor markası için de geçerli, bilindiği üzere Honor, Huawei’nin bir alt markası konumunda. Honor’da kaliteli cep telefonlarıyla piyasada yer alıyor.

Peki, Huawei hangi adımları atacak. Firma, donanım tarafından bir sıkıntı yaşamayacaklarını bildiriyor çünkü gerekli tedariki zamanında çokça yapmışlar. Üretim açısından şu an bir sorun gözükmüyor ama stoklar eriyince, gerekli donanım parçalarının nasıl temin edileceği daha belirsiz gibi. Sonuçta bu parçaların neredeyse hepsi ABD’li firmalardan tedarik ediliyordu. Şimdi, donanımdaki eksikliklerini kendilerinin gidermesi veya ABD dışında başka firmaların bulunması gerekiyor. Ama başka donanım üreticileri de ABD baskısı ve ambargosu altında kalabileceği için Huawei ile çalışmak istemeyebilir, ki çoğu iş yapmayacaklarını açıkladı. Bu ve buna benzer donanım sorunları sebebiyle de ileride üretim sorunlarının yaşanması olası gibi duruyor.

Android sorununu ise kendi işletim sistemimizi üreterek giderebiliriz, diyor Huawei. Ya tamamen yeni bir sistem kuracak ya da Android’in açık kaynak kodlarını kullanarak daha farklı bir işletim sistemi geliştirecek. Tabii bu sisteme uygulamaların da entegre olması gerekiyor. Sonuç olarak kendilerine özgü bir sistem geliştireceklerdir.

Bundan Sonra Hiçbir Şey Eskisi Gibi Olamaz!

ABD Ticaret Bakanlığının tanıdığı bu üç aylık süre dolmadan ABD ile Çin arasında bir anlaşma olabilir, iki devletin yetkilileri kapalı kapılar ardında -Çin’in tavizler vermesi halinde- bir anlaşmaya vararak bu sorunu çözebilirler. Sorun giderilse bile, buna benzer bir sorunun yine yaşanmayacağının bir garantisi yok. ABD, yazılım kozunu istediği an kullanmaktan çekinmeyecektir. Tüm bu gelişmelere bakan kullanıcılar da, Huawei marka bir cihaz alıp almamakta kararsız kalabilir, yazılım ve yedek parça sorunları yaşanabileceğini düşünerek başka bir markayı tercih etme yoluna gidebilirler.

Bir de anlaşmanın olmadığını ve Amerikan Ticaret Bakanlığının yazılım ve donanım bileşenlerinin satışı ve işbirliğini içeren yasağı uygulamaya koyduğunu varsayalım. Bu kötü senaryoyu düşündüğümüzde, Huawei’nin bundan sonra cihazlarında Android kullanması hayal olacaktır. Donanım üreticileri ile de birçok anlaşması sona ereceği için üretimde de sorunlar yaşayacaktır.

İster anlaşma olsun isterse de kötü senaryomuz gerçek, Huawei için yeni bir dönemin başladığı ortada. Tüm bu sorunları ve tehditleri aşabilmek için kendi işletim sistemini oluşturacaktır. Farklı firmalardan temin ettiği cihaz bileşenlerine ait donanım parçalarını da kendi bünyelerinde üretme çabası içine girecektir. Elbette tüm bu süreçte büyük sıkıntılar yaşanacak ve belki de diğer teknoloji devlerinin gerisinde kalarak epey kayıplar verecekler. Ama yine eski günlerine dönmeleri ve hatta daha ileri gidip dünya lideri olmaları kendi ellerinde. Bunu başarabilecekler mi, zaman içinde göreceğiz.

Peki, ABD’nin hiç mi zararı olmayacak? Elbette olacaktır. Huawei ile iş yapmayı bırakan birçok ABD’li firma gelir kayıpları yaşayacaktır. Ama en önemli zararı Android yüzünden Google’un yaşayacağını düşünüyorum. ABD’nin izlediği bu politika yüzünden Android’in tekelliği yok olabilir. Ülkeler arasında uyuşmazlık veya anlaşmazlıklar, büyük teknoloji firmalarının bu gibi sorunlarla baş başa kalabileceğine işaret ediyor. Bu sebeple de büyük teknoloji firmaları ve gelişmiş ülkeler kendi işletim sistemlerini geliştirmeye daha çok önem vereceklerdir. Sonuçta Çin kendi işletim sistemini geliştirecek. Diğer ülke markaları da Android’e -hatta Windows’a- alternatif bir işletim sistemi oluşturacaklardır. Samsung’un bir zamanlar Tizen sistemli telefonlar çıkardığını unutmayalım.

Bundan sonra hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını görmekteyiz. Yazılımlar, günümüzde birer silah haline dönüşmüş durumda. Büyük teknoloji firmalarını zarar ettirmek, ülkelerin ekonomik kayıplar yaşamasını sağlamak mümkün hale geldi. Yazılım ve teknoloji gücünü elinde bulunduran devletlerin, dünyada her zaman söz sahibi olacağı kesin bir gerçek. Bunu da yaşayarak görmekteyiz.

Bu da bize, kendi yazılımımızı -ve elbette teknolojimizi- oluşturmamız gerektiğinin önemini bir kez daha hatırlatıyor. Umarım, ülke olarak artık boş işlerle uğraşmayı bırakıp; eğitime, bilime, teknolojiye ve insana önem veren yatırımlar yaparız.

Legalim

Kod yazmayı bilmeyen ama kod'u mu oturtan bir editör! İçerik üretir, kendini tüketir! Biraz şair, azıcık blogger, ama sonuçta kocaman bir hiçten ibarettir!

Yorumunuz benim için çok önemli. Çekinme, eleştir!