Zeytin Dalı Harekâtına Karşı mıyız?

Ülkemizdeki geniş bir muhalif grubun Zeytin Dalı Harekâtına karşı olduğu ve bu operasyonun yapılmaması gerektiği çok yazıldı, çizildi. Daha çok CHP’nin ve diğer muhalif grupların, STK’ların, Afrin’e yapılmakta olan operasyona karşı olduklarına dair birçok taraflı ve algı oluşturacak yalan/yanlış haberler basına yansıtıldı. Ama aslında ne CHP ne de diğer tüm muhalifler bu operasyona karşı değildi.  

Operasyona değil, ülkemizi bu noktaya getiren AKP’nin yanlış dış politikasına ses çıkarılmakta ve eleştirilmektedir. Operasyonun kaçınılmaz olduğu, ama bu duruma düşmemizin ve askeri bir müdahalede bulunma zorunluluğunun doğmasının da, senelerce dış politikada atılan yanlış politik adımlar sonucunda olduğu açıkça dile getirildi. 

Ama gerçekten bu operasyona karşı olan CHP’liler var ise (veya diğer partilerden) gerçekleri tam olarak kavrayamamış veya konuya tam hâkim olmadan, AKP’ye olan kızgınlıkla böyle bir söylemde bulunmaktadırlar. (Amacı farklı olan, terörist sempatizanlarının da bu operasyona karşı olduğu da bir gerçektir)

Ancak, bu noktaya da AKP’nin çapsız, ABD eksenli dış politikası yüzünden geldiğimizi de asla unutmayalım. Esad’ın bitirilmesi ve Suriye’nin parçalanmasında ABD’nin en büyük yardımcısı AKP olmuştur. (BOP’un eş başkanıyım diyen kişi unutulmasın)

Kardeş Esad’tan katil Esed’e geçilmesi, Esad’ın yıkılması için yardım malzemesi adı altında tırlarla terörist guruplara silah taşındığı, IŞİD için “öfkeli Sünni gençler” politikası izlendiği, PYD liderinin ülkemizde ağırlandığı ve o zamanlar YPG/PYD’nin terör örgütü sayılmayarak işbirliği yapıldığı akıllardan silinmesin. AKP’nin Suriye’de ve dış politikada yaptığı daha birçok hata sayılabilir…  

Kilis’e, hemen sınırımızdan, burnumuzun dibindeki terör örgütleri tarafından 70’ten fazla roketin atıldığı ve 20’den fazla da insanımızın yaşamını yitirdiği; binlerce kişinin de yurdunu terk ederek diğer illere göç etmek zorunda kaldığı, ne çabuk unutuldu?

Halk isyan ediyor, AKP ise sessiz kalıyordu. Tek yapabildiğimiz “misli ile cevap vermek” adı altında top atışı ile sınır ötesindeki terör gruplarını etkisiz hale getirmeye çalışmaktı.

Peki, niye savaş uçaklarımız o zamanlar, hemen burnumuzun dibindeki teröristleri vuramıyordu?  

Çünkü o zaman, Rusya uçağını düşürmüştük ve Rusya da, Suriye sınırını geçecek Türk uçağını açıkça düşürürüz tehdidi ile bize gözdağı vermekteydi. Koskoca Türkiye, AKP hükümeti yüzünden ülkesine atılan füzeleri durduramıyor, vatandaşlarının can güvenliğini sağlayamıyordu. Ülkemiz, ordumuz aciz bir duruma düşürülmüştü. Bu gerçekler hafızalardan hemen sıfırlanmasın lütfen!

Sonra Rusya’dan özür dilendi ve kapalı kapılar ardında bir takım anlaşmalar yapıldı. Ve ancak o şekilde Kilise füzelerin “düşmesi” engellenebildi.

Şu anki operasyonu da yine birtakım izinler sonucunda gerçekleştirmiyor muyuz?           

Sonuç olarak, bu operasyon gerekli bir hale gelmişti ve yapılması gerekiyordu. Ancak bu, şu gerçeği gizleyemez; tüm bu noktaya gelişimiz AKP’nin hatalı dış politikası, ABD ve diğer terör örgütleriyle yaptığı gizli ortaklıkları yüzündendir. Yaptıkları bu hatalar yüzünden de sınır ötesinden gelecek her Şehit’ten AKP ve ona yanaşanlar, çıkarcılar ve AKP’ye destek olan tüm yardakçılar mesuldür.

Utanmadan da Şehit tabutuna kol dayayarak, hala siyaset yapılabiliyor ve hiçbir vasfı, görevi ve yetkisi bulunmadığı halde bazı kişiler operasyon odasında poz verebiliyorlar… AKP bu durumdan bile siyaset yaparak oy kazanmaya çalışmaktadır.      

Umuyorum, bu operasyondan elde edeceğimiz ülke çıkarlarımızı daha sonra masa başında AKP yüzünden kaybetmeyiz. Yarın öbür gün AKP’nin ne yapacağı ve hangi emperyalist güçlerin etkisiyle hareket edeceğinin bir garantisi bulunmamaktadır.

Legalim

Kod yazmayı bilmeyen ama kod'u mu oturtan bir editör! İçerik üretir, kendini tüketir! Biraz şair, azıcık blogger, ama sonuçta kocaman bir hiçten ibarettir!

Yorumunuz benim için çok önemli. Çekinme, eleştir!